İçeriğe atla
Berfin Yazıcı Klinik Psikolog — ana sayfa

Psikoterapiye başlamak için “yeterince kötü” hissetmek gerekir mi?

Hayır. Psikoterapiye başlamak için belirli bir eşiği aşmış ya da “yeterince kötü” durumda olmak gerekmez. Başvuru nedeni çoğu zaman ağır bir kriz değil, bir süredir devam eden ve kendiliğinden geçmeyen bir zorlanmadır: tekrar eden bir tartışma, dinlenmeyle geçmeyen bir yorgunluk ya da uzun zamandır ertelenen bir karar. Zorlanmanın şiddeti değil, sürekliliği ve hayatı ne kadar daralttığı daha belirleyicidir.

“Bu kadarı için gitmeye değer mi?” sorusu

Bu soru, ilk görüşmelerde en sık duyduğum cümlelerden biridir. Arkasında genellikle iki varsayım bulunur: psikoterapinin ancak ciddi bir tablo varken anlamlı olduğu ve kendi zorlanmasının başkalarınınkiyle karşılaştırıldığında “küçük” kaldığı.

İkisi de pratikte pek işe yaramaz. Çünkü bir zorlanmanın ağırlığı, dışarıdan nasıl göründüğüyle değil, kişinin gününü nasıl şekillendirdiğiyle ölçülür. Kimseye anlatılmayacak kadar sıradan görünen bir mesele, aylardır her sabah aynı gerginlikle uyanmanıza neden oluyorsa, üzerinde konuşmaya değer demektir.

Başvuru için sık görülen nedenler

  • Aynı konudaki tartışmaların farklı kişilerle tekrar etmesi
  • Uzun süredir devam eden ve dinlenmekle geçmeyen bitkinlik
  • Bir karar karşısında aylardır sürünen kararsızlık
  • Kayıp, ayrılık ya da iş değişikliği gibi bir geçiş döneminde toparlanamama
  • Kendini sürekli eleştiren bir iç sesin giderek yüksekleşmesi
  • Belirli bir sorun olmamasına rağmen hissedilen tıkanma hâli

Bu listedeki maddelerin hiçbiri “kriz” değildir. Yine de her biri, üzerinde çalışıldığında değişebilen başlıklardır.

Erken başvurmanın pratik bir avantajı var

Bir zorlanma ne kadar uzun sürerse, çevresinde o kadar çok düzenleme birikir: kaçınılan ortamlar, ertelenen konuşmalar, küçültülen bir hayat alanı. Bunlar kısa vadede rahatlatıcı oldukları için kalıcılaşır ve bir süre sonra asıl mesele, ilk baştaki zorlanmadan çok bu düzenlemelerin kendisi hâline gelir.

Erken başvurmak, üzerinde çalışılacak alanın daha dar olması anlamına gelir. Bu, geç başvurmanın işe yaramayacağı demek değildir; yalnızca sürecin baştan daha odaklı ilerleyebilmesini kolaylaştırır.

Emin değilseniz

İlk görüşme, bir taahhüt değil bir değerlendirmedir. Sizi bu noktaya getiren konuyu birlikte konuşur, psikoterapinin bu konu için uygun bir yol olup olmadığını değerlendiririz. Uygun olmadığını düşünürsem bunu açıkça söyler ve gerektiğinde yönlendirme yaparım.

Sürecin nasıl ilerlediğini merak ediyorsanız sıkça sorulan sorular sayfasına, hangi başlıklarda çalıştığımı görmek için çalışma alanları sayfasına göz atabilirsiniz.

  • Psikoterapi süreci
  • Başvuru